İş aleminin altın kızları
Satış ve Danışma Hattı: 0216 467 60 03 -04 - 05 AlmancaİngilizceTürkçe

İş aleminin altın kızları

Üç kız kardeşin pazarlama şirketi NDS yoktan var oldu, ekonomik krizlere rağmen büyümeyi başardı.

İş âleminin altın kızları 



Üç kız kardeşin pazarlama şirketi NDS yoktan var oldu, ekonomik krizlere rağmen büyümeyi başardı.

 









Türkiye'de doğrudan pazarlamanın gelişmeye başladığı 1997 yılında bir masanın etrafında toplanan, yaşları 22 ile 27 arasında değişen üç kız kardeş ve eşleri, saatlerce gelecekle ilgili plan yaptılar. Nurgül, Didar ve Şengül, en iyi bildikleri iş, yani doğrudan pazarlama konusunda kendilerine yön çizdiler. Ancak masada toplanmak tüm sorunları çözmeye yetmedi. Fikir uygulamaya geçirilecek kadar iyi olmasına rağmen önemli bir eksikleri vardı: Para. 

Birikimleri olmadığından, bu sorunu aşmak için Didar'ın baba gibi sevdiği patronuna açtılar dertlerini. Ancak evdeki hesap tutmadı, aldıkları borç para yetmedi, iş için küçük bir eksikleri kalmıştı. Çok üzüldüler, fakat bu eksiği alyanslarını satarak karşıladılar. 20 metrekarelik kiralık ofislerinde eşleri ile birlikte altı kişiydiler. Aldıkları dört elemanla 10 kişiye yükseldiler ve 'Gerçekten yapmak istediklerinden asla vazgeçme. Büyük düşleri olanlar, gerçekleri bilenlerden daha güçlüdür' inancıyla işe koyuldular. Üstelik yarattıkları marka da iyi bir isimdi. Hem isimlerinin ilk harfleriydi, hem de yaptıkları işin anlamını tam olarak karşılıyordu: National Direct Marketing Solutions. Yani, Ulusal Doğrudan Pazarlama Çözümleri. 



Hedefleri yurtdışı 



Borç para ile dokuz yıl önce NDS Grup'u kuran üç kız kardeş, bugün 520'si kadrolu olmak üzere 800 kişiye iş veren dev bir şirketin sahibi. Ekonomik krizleri başarıyla atlatan, devamlı çalışanlarına yatırım yapan kız kardeşler, mayısa kadar 75 kişiyi daha işe alacak. Üstelik NDS'nin standlarda günübirlik çalıştırdığı elemanların sayısı ise 1500'e ulaşıyor. Türkiye'nin büyük kuruluşları olan Coca Cola, Ülker Grubu, Yaşar Holding gibi firmalarla çalışan NDS'nin yönünü yurtdışına çeviren kız kardeşler bunun için personele uzunca bir süredir İngilizce eğitimi de aldırıyor. 

Kurucu ortaklardan 33 yaşındaki Nurgül Yılmaz en büyük şanslarının, kurulduktan hemen sonra Coca Cola ile çalışmak olduğunu söylüyor:"Coca Cola'nın yanı sıra Shell, Uno ekmek, Henkel gibi büyük firmalarla başlangıç yapmak, bizim için büyük bir şans oldu. 1998 krizini fazla yara almadan atlatmayı başardık. Ancak 2001 kriziyle karşı karşıya geldik. 2001 krizi bizim için fırsata dönüştü. 



Profesyonel bakış büyüttü 



Firmalar pazarın canlanması için ürünlerini daha çok tanıtma ihtiyacı duydular. Daha çok etkinlik, daha çok müşteri gelmeye başladı. Sektörde iyi bir yere sahip olmamız işimize yaradı. Aldığımız her işi başarıyla bitirdiğimiz için müşteri portföyümüz de arttı. Referanslarımız arasına Doğadan, Binbirçiçek, Tuzot, Sana, Kuru Kahveci Ülker, Apikoğlu, Evyap, Türk Petrol Yaşar Holding gibi çok önemli firmalar girdi. Profesyonel bakış ve amatör uygulama, zamanında doğru sonuçları içeren raporlama, eleman seçimindeki titiz yaklaşımımız bizi farklı kıldı. Krizin ilk dalgalarında zor günler yaşadık. Ancak birikimlerimizin tamamını işe yönlendirdiğimiz için fazla sıkıntı çekmedik. İşçilerimizin parasını gecikse bile ödedik. Biliyorduk ki insan kaynağı bizim için en önemli sermayeydi. Biz ise kazancımızdan sadece geçinebilecek bir para alıyorduk. İnancımız bizi krize karşı korudu. Şimdi 300 metrekarelik bir merkezimiz ve yüzlerce çalışanımız var." 



Cirosu 5 milyon dolar 



NDS'nin yıllık cirosunun 5 milyon dolar civarında olduğunu söyleyen kurucu ortaklardan en büyüğü Didar Tuncer ise şirket kurulmadan önce bir firmada finans müdürü olduğunu hatırlatıp çalışma sistemlerini şöyle özetliyor: Bir firma yeni bir ürün çıkarıyor ya da eski bir ürününü tanıtmak, tüketiciyle yüz yüze getirmek istiyor. Bizim işimiz burada başlıyor. Bu ürünün tanıtımı için doğru elemanları tespit ediyoruz. Ürünün stand diziminden, tanıtım bittikten sonra toplanıp teslim edilmesi ve raporlarının hazırlanması tamamen bizim işimiz. Televizyonda bir sucuk reklamı düşünün. Ama tüketici bunun kokusunu alamıyor. Biz ürünü direkt tüketiciye ulaştırıyoruz. Fkirlerini alıyoruz. Önerilerini firmaya ulaştırıyoruz. Ya da şikâyet olursa neden kaynaklandığı ortaya çıkıyor. Doğrudan tanıtım önemli. Ciddi kuruluşlar da bunun farkında. Örneğin bir firmanın pazarlama bölümü var ama düşünün ki bu bölüm öyle bir an geliyor, yetersiz kalıyor. Birkaç aylığına kadronuzu şişiremeyeceğinize göre, başka bir çözüm bulmanız gerekiyor. Yani kısa bir süreliğine eleman almanız hem ekonomik hem sosyal açıdan çok olumsuz. Elemana iki ay sonra kapıyı gösteremiyorsunuz. Burada biz devreye giriyoruz. Kendi elemanlarımızla bu işi yapıyoruz. Maaşlarını da biz ödüyoruz. Firma da büyük bir yükten kurtuluyor." 



Hata yapma özgürlüğü 



Mayıs ayına kadar en az 75 kişi daha alacaklarını anlatan Didar Tuncer, 2002'de dört yıl Unilever, dokuz yıl Coca-Cola'da satış müdürlüğü yapmış, iki yıl da Kar Gıda Ulusal Zincir mağazalar müdürlüğü yapmış olan Çetin Kalkan ve Ülker Grubu'ndan Mehmet Uçar'ı da aileye kattıklarını anlatıyor. 

"İyinin daha iyisinin de olduğuna inandığımız için sektörün profesyonellerini bu çatı altında topluyoruz" diyen Tuncen şöyle devam ediyor: "Adana, Ankara, Samsun, İzmir, Antalya, Bursa ve Gaziantap'te bölge ofislerimiz var. 

Amacımız şirketimizde daha fazla istihdam yaratmak, adımıza hizmet veren personelimizin aynı zamanda sosyal yönleri kuvvetli ve mutlu insanlar olmasını sağlamak. Bu doğrultuda vermeye başladığımız eğitimleri Türkiye geneline yaymak ve amaçları, hedefleri olan ve sürekli gelişmeyi hedefleyen daha büyük bir aile olmak. Yönettiğimiz insanlara biz de her zaman sadık olduk. Hiçbir zaman sadakati yalnızca maaşla eşdeğer hale getirmedik. Çalışanlarımıza her zaman hata yapma özgürlüğünü belli kriterlerde daima göze aldık. Çünkü hata yapılmıyorsa, genelde kayda değer iş yapılmıyor demektir." 



Diğer haberler